29 Eki 2010

Bağlama Çeşitleri – Düzenleri – Metodları

0 Yorum

Bağlama ya da Saz Türk Halk Müziğinde yaygın olarak kullanılan telli bir çalgı türüdür.
Yörelere ve boyutlarına göre değişik isimlerle tanınır; kopuz, cura, saz, çöğür, dombra, ikitelli, tanbura v.b.
Kullanılan tekniğe göre mızrap veya parmaklar ile çalınır. Parmaklarla çalma tekniğine şelpe ve dövme denir. Genellikle altta iki çelik ile bir sırma bam, ortada iki çelik ve üstte bir çelik ile bir sırma bam teli olmak üzere toplam 7 tellidir.

Bağlama, kullanım amaçlarına göre farklı tür ve boylarda çalınmaktadır. Günümüzde genellikle aşağıdaki türlerle tanınır.

  • Cura (en küçük boy)
  • Çöğür (kısa kol bağlama)
  • Tanbura (uzun kol bağlama)
  • Divan sazı (büyük boy bağlama)
  • Meydan sazı (en büyük boy bağlama, nesli tükenmek üzere)
  • Elektro saz (gitar manyetikleri ile donatılmış bağlama

Elektro Bağlama


1960´larin sonuna dogru, bağlamanın sesini müzik yapilan mekânlarda daha çok duyurmak ve rock müziğinde de kullanabilmek için elektro bağlama Erkin Koray tarafından icat edildi. Elektro bağlamalar, bağlamanın yapısal özellikleri korunarak, içine yerleştirilen elektro gitar manyetikleriyle üretildi.

Cura

Cura, Türk halk çalgılarından biridir. Uzunluğu 55-60 cm kadardır ve bağlama ailesinin en küçük çalgısıdır. Cura genellikle altı, beş, dört ya da üç tellidir. İki telli curalar da vardır. Bu curaların alt teli “la”, üst teli “re” sesine ayarlanmıştır. Curaların tekne derinlikleri ile göğüs genişlikleri 15 cm dolayındadır. Sap uzunlukları ise 40 cm kadardır. Sapın ucundaki burgu denen anahtarlarla çalgı akort edilir. Dört telli curalarda üstteki tel ahenk telidir. Öbür teller bu ahenk telinin sesine ayarlanır. Sapları kısa olduğu için curalarda az sayıda perde bulunur.

Cura mızrapla ya da tellere parmakla vurularak çalınır. Ama genelde tek başına çalınan bir çalgı değildir. Yaygın olarak öbür sazlarla birlikte çalınır. Bağlamanın bir oktav tizine ayarlanan sesi, öbür sazların içinde belirginleşerek ezgiye hareket ve renk katar. Oyun havalarının kıvrak ve hareketli çalınış biçimine uygun bir çalgıdır.

Curalar büyüklüklerine göre değişik adlar alır. Curadan biraz büyük olanlara “cura bağlama” denir. Sesi curadan daha kalın olan cura bağlama en yaygın kullanılan cura türüdür. “Cura cura” ya da “cura zurna” adıyla bilinen tür ise curadan daha küçüktür ve sevimli görünüşü nedeniyle süs eşyası olarak çokça kullanılır.

Ülkemizde kullanımı en yaygın olan telli bir Türk Halk Çalgısıdır. Yörelere ve ebatlarına göre bu çalgıya, Bağlama, Divan sazı, Bozuk, Çöğür, Kopuz Irızva, Cura, Tambura vb. adlar verilmektedir. Bağlama ailesinin en küçük ve en ince ses veren çalgısı Curadır. Curadan biraz daha büyük ve curaya göre bir oktav kalından ses veren çalgı ise Tamburadır. Bağlama ailesinin en kalın ses veren çalgısı ise Divan Sazı’dır. Tamburaya göre bir oktav kalından ses verir.

Bağlama; Tekne, Göğüs ve Sap olmak üzere üç ana kısımdan oluşmaktadır. Tekne kısmı genelde dut ağacından yapılmaktadır. Ancak dut ağacının dışında ardıç, kestane, ceviz, gürgen gibi ağaçlardan da yapılmaktadır. Göğüs kısmı ladin ağacından, sap kısmı ise gürgen, ak gürgen veya ardıç ağacından yapılmaktadır.

Sap kısmının tekneden uzak kısmı üzerinde tellerin bağlandığı Burgu adı verilen parçalar vardır. Bağlamanın akordu bu burgular kullanılarak yapılmaktadır. Sap kısmı üzerinde misina ile bağlanmış perdeler bulunmaktadır. Bağlama Mızrap veya Tezene adı verilen kiraz ağacı kabuğu veya plastikten yapılan araçla çalındığı gibi bazı yörelerimizde parmakla da çalınmaktadır. Bu çalım tekniğine Şelpe adı verilmektedir.

Bağlama üzerinde ikişerli veya üçerli gruplar halinde üç grup tel bulunmaktadır. Bu tel grupları değişik biçimlerde akort edilebilmektedir. Örneğin bağlama düzeni adı verilen akort biçiminde alt gruptaki teller yazılış itibariyle La,orta gruptaki teller Re,üst gruptaki teller ise Mi seslerini vermektedir. Bu akort biçimi dışında Kara Düzen (Bozuk Düzen), Misket Düzeni, Müstezat, Abdal Düzeni, Rast Düzeni vb. akort biçimleri de vardır

Mızraplı sazların atası olarak bilinen Kopuz, Türklerin en eski sazlarından biridir, en az 15 asırdan beri kullanılmış olan bu ünlü mızraplı saz, bu gün yerini Anadolu’da bağlama ve ailesi sazlarına bırakmış olmakla beraber. Orta Asya ve Sibirya Türkleri tarafından halen kullanılmaktadır. 17. yüzyılda Anadolu’da unutulmuş yalnız Macaristan, Bosna gibi o zaman ki Türk İmparatorluğu ‘nun serhat eyaletlerinde rağbet gören bir sazdı. Kopuz, Türklerin bir çeşit Kültür Sembolü ve temsilcisi olarak Asya, Avrupa ve Afrika gibi üç kıtaya yayılmıştır.Kopuz’u Türklerden alıp yüzyıllarca kullanan milletler arasında Macarlar, Yunanlılar. Bulgarlar, Romenler. Ruslar, Estonlar, Ukraynalılar, Lehler, Finler, Almanlar ve Sırpları sayabiliriz.

Kopuz yüzyıllarca Türk Halk şâirinin ozanın ayrılmaz milli sazı olmuştur. “Kopuz-ı Rumi • Anadolu Kopuzu” 15. yüzyılda Anadolu da, Mısır ve Suriye Türklerinde çok değerli bir sazdı. Meraği’ ye göre; 3 telli Kopuz-ı ozandan 5 telli olması ve Uda benzemesiyle ayrılıyordu. çeşitli şekiller çıkmış Araplar “Kunbuz. Kubz, Kubuz” demişler. Türkler “Kopuz, Kobuz, Kubos” Ruslar “Kobza” tarzında almışlardır.Kopuzun ilk şekli önceleri Iklığ’da olduğu gibi su kabağından teşekkül etmiş, zamanla yerini ağaçtan oyularak veya dilimler halinde yapılan gövdelere terk etmiş ve bu sazımızdan çok çeşitli sazlar türemiştir.

Bağlama Düzenleri (Akortlar)

  • Bağlama düzeni (La, Sol, Re)
  • Bozuk düzen, kara düzen (Sol, Re, La)
  • Misket düzeni (Fa#, Re, La)
  • Fa müstezat düzeni (Fa, Re, La)
  • Abdal düzeni (La, La, Sol)
  • Zurna düzeni (Re, Re, La)
  • Do müstezat düzeni (Sol, Do, La)

[yukarı]